Yalan Dolan Rüzgarı

windmills on terrain between cacti and electric towers

Artık herkes farkında, sosyal medya yalan dolan rüzgarı. Dünya üzerinde yangın, sel, deprem, şehit, kadın cinayetleri vb. gibi olaylar olduğunda herkes bir anda tepki veriyor. Ama sadece o dönem. Ki bu sürede çoğu zaman 3-4 gün sürüyor. Sonrasında herkes kendi yaşamına, işine, dersine günlük yaşamına geri dönüyor.

Bu sıralar “Böyle bir olay var, sen ne neden tepki göstermiyorsun?” çıktı başımıza.

  1. Kimse bu olayı içselleştirmek için story ya da post atmak zorunda değil.
  2. Umursamıyor olabilir. Ki bu en doğal hakkı. Üzülmüyordur, umurunda dahi değildir. Bu durumda ancak o kişiyi ilgilendirir. Onun kendi vicdanı ve sorumlulukları dahilindedir.
  3. Paylaşmadan, göstermeden yapıyordur yapacağı yardımı ya da iyiliği.

Gündem olan bir konu oluyor ve bu konu hakkında herkes bir şeyler paylaşıyor, üzüldüğünü dile getiriyor. Getirebilirler. Çoğu kişi yardım yapılacak yer, kişi ve telefon numaraları paylaşıyor. Ne güzel! Sosyal medyanın doğru kullanımına mükemmel bir örnek. Keşke hep bu kadar doğru ve düzgün kullanılsa.

Ama bir de bu durumun başka bir yönü var. Bütün bu olup bitenlere sessiz kalmak isteyenlere yapılan linç. Tatiline devam eden ya da günlük yaşamdan post, story atanlara tepkiler başlıyor. Neden? Sanane.

Sen üzgün olduğunu paylaştıktan sonra, tüm gün evinde oturup ağlıyor musun? Hayır. Tüm gününü olup bitenleri düşünüp üzgün olarak geçirmiyorsun. Geçiremezsin senin de bir günlük yaşamın var, halletmen gereken işlerin var sorumlulukların var. Bir şeyler paylaşıp, kendi çapında gücün yettiği kadar yardım edip, sonrasında kendi yaşamına geri dönüyorsun. Ya da bazıları yardım dahi yapmayıp sadece “Bakın ben de duyarlı birisiyim.” imajı vermek için paylaşıyor o fotoğrafları. Biliyoruz.

Bir sürü fotoğraf video paylaşılıyor. Sonrasında arkadaşlarla kahve çay içmeye gidiliyor, dedikodu yapılıyor, dizi film izleniyor. Ama bunları paylaşılmıyor. Neden? Linç edilirim korkusu. Bunun için konuyla alakalı post ve storyler atılıyor. Sonra ne oluyor? Vicdanımız rahat. Neden? Ee konuyla alakalı tepkimi, duyarlılığımı gösterdim. Herkes bu konuda ne kadar hassas olduğumu gördü. Yani bugünlük görevim tamam.

Ee peki senin, gündem hakkında paylaşım yaptıktan sonra tatil fotoğrafları atanlardan farkın ne oluyor? Sırf onlar olaylarla alakalı şeyler paylaşmıyor diye mi bu öfke? Nerden biliyorsun yardım yapmadıklarını. Ya da yapmıyorlar diyelim umurlarında bile değil olan olaylar, sen ne yapıyorsun? İki fotoğraf paylaştın sonra eğlenmene devam ettin. Paylaşmayanlardan bir farkın kalmadı ki. Sen sadece eğlendiğini o gün ya da süre gelen birkaç gün içerisinde göstermiyorsun diye diğerleri de bunu yapmak zorunda değil. Toplumsal olaylara sessiz kalanların kendi sosyal medyaları oralar. Seni, beni, bizi zerre ilgilendirmez.  Hee çok mu rahatsız oluyorsun, toplumsal bir olay olduğunda tatil eğlence fotoğraflarından, ee çık takipten. Ayıp mı? Madem rahatsızsın bu durumdan takibi bırakırsın. Yetmedi mi bu sana engellersin.

Neden başkalarının hayatına bu kadar müdahil olup, onların yapmak istemediği bir şeyi zorla yaptırma çabası? Anlamış değilim. Çok yüksel ihtimalle de anlayamayacağım. Yapmayın. Zaten hepimiz neredeyse her anımızı sosyal medyadan, yüzlerce kişiye yalan dolan gösterileri yapmakla geçiriyoruz. Maalesef. Bari kendimize bazı konularda yalan söylemeyelim.

Başka bir açıdan da olaylara gösterdiğimiz tepkilerin yanı sıra bir de sosyal medyaya girince herkes aynı artık. Kaş, göz, vücut, saç, tırnaklar her şey. Bırakın bu kopyala yapıştır mantığını.

Kendiniz olmaktan ve linç edilmekten bu kadar korkmayın. Bazı insanları hem hayattan hem sosyal medyadan engellemekten çekinmeyin.

İlgili Yazılar