Tekelleşen Müzik

Tekelleşen Müzik

Türkiye, müzik anlamında çok şanslı bir coğrafyaya konumlanmış bir ülkedir. Ancak bu şansı eliyle itmiş bulunmaktadır. Bu topraklar Tatyos Efendi, Şükrü Tunar, Sezen Aksu gibi bestecileri yetiştirmiştir. 2000’lerin ortasına kadar müzik endüstrisi çok kaliteli işler yaptı ve yapmaya da devam ediyor. Ama popüler kültürde kaliteli işler istenilen dinlenme oranına ulaşamıyor. Bunun en büyük sebebi ise paraya dayalı bir sistemin oturmuş olmasıdır. Müzik şirketleri, işin kalitesine göre değil, işin parasına göre yatırım yaptığı için son 2-3 yıldır, adına müzik denemeyecek şeyler ortaya çıkmaktadır. Neşet Ertaş’ın “Leyla”sı ile Reynmen’in “Leila”sı arasında nasıl bir fark olduğu ortada. Tarzları farklı evet, ama burada bir kültürün yok oluşunu görmek mümkün. Örneğin; Mosso Noise grubu; Bu ekip Türk Sanat Müziğini elektronik müzik ile birleştiriyor ve ortaya gerçek anlamda kaliteli bir iş çıkıyor. Şallıel Bros, Türk Müziği ve Caz Müziği’ni sentezleyip, ortaya dinlemesi keyifli bir proje çıkartıyor. Örnek verdiğim iki grubun dinleme sayısı “Leila”dan çok az.

Kültür cinayeti dediğimiz şey tam olarak bu. Bunu önlemek devlete bağlı olan Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın elindedir. Kültür alanında yapılan çalışmaların az olması sebebiyle kendi öz müziğimizi unutmuş bulunmaktayız. Mesela gırtlak müziği; Ülkemizde bu müziğin tek örneği olarak Akdeniz Erbaş gösterilebilir. Orta Asya’da yaşayan Türklerin halen yaptıkları bu müzik türü Avrupa ve Amerika’da bazı Rock grupları tarafından kullanılmaktadır. Bakanlığın yapması gereken şey ise aslında çok basit, okullardaki müzik derslerine “BOŞ DERS” gözüyle bakılmasını önlemektir. Türkiye’de 1999 yılı sonrası doğan herkesin bildiği üzere müzik derslerinde müzik adına pek bir şey yapılmazdı. “Flütle bunu çal, aferin, otur!” gibi saçmalıkların olduğunu hatırlarsınız. Bunun sebebi olarak, yapılan sınav sistemi örnek gösterilebilir. Bütün hayatımızın belirleneceği o sınav yüzünden çocuklar çocukluğunu, gençler gençliğini yaşayamıyor maalesef.

Müziği meslek haline getirenlerin durumu da maalesef bu ülkede çok sıkıntılıdır. Yaklaşık bir buçuk yıl evde oturan müzisyenlere devlet tarafından 1000₺ gibi bir yardım yapıldı (bazı müzisyenler). Cumhurbaşkanlığının düzenlediği pandemi konserlerinde ünlü isimlerin sahne alması ve bu sektörün gerçek emekçilerinin unutulması ayrı bir konu. Şimdi yasaklar gevşetildi, umarım bir daha kapanma yaşamadan bu süreci bir an evvel atlatırız.

İlgili Yazılar