Tanımadığınız Biri Sizi Üzebilir Mi?

Tanımadığınız Biri Sizi Üzebilir Mi?

Siz hiç tanıdığınızı sandığınız kişinin aslında gerçekten o kişi olmadığını fark ettiniz mi?

Benim bunu fark ettiğim iki kişi oldu hayatımda.

Ki bu sayı yüksek ihtimalle daha fazladır. Bakıldığında birçok insan gerçek karakterini çoğu zaman göstermiyor ama benim bahsettiğim konu biraz kendiniz gibi sandığınız, ruh eşiniz olduğunu düşündüğünüz kişi. Bir zamanlar her şeyinizi paylaşıp, aynı olaylara gülüp eğlendiğiniz insan.

Fark ettiğim günün sonunda arkama yaslanıp “huzurlu” bir şekilde güldüm. Kafamın içinde şu kelimeler dolandı; “ilginç”, “garip” ve “vay bee”.

“Nasıl olur? Ben nasıl fark etmem? Hep böyleydi de ben mi göremedim?” gibi soruları sadece bir kez sordum kendime o gece. Bir daha da tekrarlamadım. Fazla sormaya gerek yok zaten, çünkü o kişi aslında öyle, hep öyleydi. Sadece ben çok abartmışım. Ben fark ettiğim halde aslında konduramamışım.

O insan da karşısındakini bile bile üzebilirmiş, aldatabilirmiş, korkabilirmiş. O kişi; mükemmel, korkusuz, özgüvenli, kendini bilen, adeta tam sizin için yaratılmış bir kişiyken, en azından siz öyle zannederken; aslında hayatı boyunca korkularına yenilecek, belki her yenilgisinde pişmanlıkla sizi hatırlayacak biriymiş.

Bunların hiçbirini görmek istememişim, düşüncelerimi bastırmışım ve belki de en önemlisi öyle olmaması için kendimi inandırmaya çalışmışım.

Tanıdığınızı zannettiğiniz kişinin gerçekten o kişi olmadığını görmek büyük bir sevinç aslında. Üzüntü ya da hayal kırıklığının yanında… “İyi ki öyleymiş” deyip hayatınıza daha kolay devam edebiliyorsunuz hatta. Kafanızda yer eden, o kusursuz ya da “benim için tamam” dediğiniz kişinin aslında sizinle alakası bile yokmuş, bunu görüyorsunuz. Bu uyanış size daha konforlu ve huzurlu bir hayatın davetiyesini çıkarıyor. O kişiyle kurduğunuz hayallerin; aslında sizin kafanızdan uydurduğunuz, onunla gram alakası olmayan illüzyonlar olduğunun farkına varıyorsunuz.

Huzur da burada devreye giriyor aslında; zaten o tavır ve karaktere sahip olmayan birini sevmişim. Hiç olmamış gibi hayatıma devam edebilirim. Zaten yokmuş öyle birisi, ben onu bile isteye kafamda yaratmışım ve kendi oyunuma dahil etmişim. Formül gayet basit ve anlaşılır.

Bütün bunlar demek değil ki tamamen unutursun, geçmişte kalır. Hayır!

Unutulmaz! En azından benim için. Hayatıma giren insanları, iyi ya da kötü üzerimde etki bırakan kimseyi unutmam. İyisiyle kötüsüyle hatırlarım. Sadece bu kadar. Hatırlarım, teşekkür ederim ve oyunumu oynamaya devam ederim.

Kendi kafamın içinde yarattığım “ilham perimi” hatırlayıp “karalar bağlamam” söz konusu bile olamaz. Sadece bazı durum ve anlarda aklıma gelir; iç çeker, devam ederim.

Ona yazdığınız, belki bir gün ona okuturum dediğiniz her şey kalsın. Saklayın. Anılarınız duygularınız değerli, önemli.

Saklayın ama daha fazla kafanızda kurup karalar bağlamayın,

Sonuçta tanımadığınız birisi sizi üzebilir mi?

İlgili Yazılar