Kendimiz için Sanat

Kendimiz için Sanat

Evrende var olduğumuz andan beri içimizdeki sanatı bir şekilde dışa vurmaya çalışıyoruz. Hissettiğimiz ve yaşadığımız her şey, yapmamız gereken bir şeyler olduğunu düşündürüyor. Düşünmeye başlıyoruz ve sonrasında evrendeki sanat bizi etkisi altına almayı başarıyor. Bazılarımız çocukken keşfediyor bu dürtüyü, bazılarımız ise yıllar sonra. Asıl istediğimiz ne biliyor muyuz peki? Kafiyeli birkaç kelimeyi yan yana getirebilmemiz, gördüğümüz bir nesneyi çizebilmemiz ve asıl önemlisi kafamızda kurgulayıp evrende var olmayan eserleri yaratabilmemiz. Küçüklükten süregelen bir yetenek bu. Ya da yıllar öncesinden. Ortaya bir şeyler çıkarabiliyor olmanın verdiği huzur, ruhumuza da iyi geliyor. Hayatımızda eksik bir şeylerin tamamlandığını ve yola devam edebileceğimizi hissediyoruz. İçimizde sanat oluşmuyor. İçimizde yıllardır, asırlardır var olan sanatı kendimizle bir yapıyor ve de evrene sunuyoruz. Kendimizi belki de bu şekilde buluyoruz, ruhumuzu böyle tatmin ediyoruz. Kendimiz için sanat yapıyoruz. Evrende sanatımızın var olmasıyla, bizler de var oluyoruz, ruhlarımız da.

İlgili Yazılar