İnsanları Sınıflandırmak

İnsanları Sınıflandırmak

Ne kadar mantıksız bir terim değil mi? ’’İnsanı sınıflandırmak, ayırmak’’ halbuki hepimiz aynı yerden sıfırdan gelip sonsuzluğa gidiyoruz. Kimi zengin, kimi orta halli, kimi fakir ama ne olursa olsun yine karşımızda aynı hayat savaşını veren et tırnak kazanmış bir insan. Ama ayrım yapmak için bir sürü şeyi ortaya koyar insan; o, bu, şu ama bu her zaman aynı noktaya dönüp gelecektir. Karşımızda yargılayıp ayırdığımız kişide insandır. Yargılamamız da, sınıflandırmamız da bizim egomuza yenik düştüğümüzü gösterir. Her bir yargımız ve her bir negatif düşüncemizi bir kenara koyup, karşımıza gelen insanı olduğu gibi kabul edip sevsek sizce sınıflandırma veya ayrım olur mu? Negatif ve olumsuz olanı deneyimledik şimdi de pozitif olanı deneyimlesek ve doğru olduğunu kabul etsek, bu bizlere bir artı katacaktır. Hayatımızda bir farklılık, bir değişim olacaktır. Zaten bir insanı yargılayıp, sınıflandırdığımızda, o kişiyi eleştirdiğimizde karşı taraf üzülür, kırılır ve en nihayetinde incinir. Ne kadar iyi olsak da bunu yaptığımızda iyi birer birey olmaya adım atarız. Kötülüğü, üzüntüyü ve nefreti bir kenara bırakıp artık iyiliği, mutluluğu ve huzuru alsak bunu yapsak ve bunu çevremizde egosuna yenik düşmüş olan kişilere anlatsak bu egoyu yok etsek, çünkü biz mutlu olursak karşımızdaki insanlarda bu yaydığımız pozitif enerji ile birlikte mutlu ve huzurlu olacaktır, ortada üzülen bir insan hiçbir şekilde ve hiçbir zaman olmayacaktır.

İlgili Yazılar