Betonlaşıyoruz

Betonlaşıyoruz

‘’Yükselen betonlar yüzünden dolaşacak yer bulamayan rüzgarlara yol açmak istiyorum.’’ (Tuhaf,2019). Bir dergide karşıma çıktı bu cümle ve o an yükleyebileceğim tüm anlamları yükledim bir cümleye. Gökyüzünü görmek için başımızı kaldırdığımızda yükselen betonlar mutsuz etti bizleri, ağaçlara konmak için kendisine yer arayan kuşlar sitem etti bizlere, güçlü dallar yerine parklarda sallanan bir nesil yetiştirdik, hem de kendi ellerimizle.

Gün geçtikçe betonlaşıyoruz. Ormanlarımıza,  gökyüzüne, geleceğimize zarar veriyoruz. Yükselen betonlar nedeniyle çağımızın sorunu olan küresel ısınmaya daha fazla yaklaşıyoruz. Bu olaya şöyle bir örnek verebiliriz: Doğa mucizelerle doludur ve olası bir aşırı yağış ile karşı karşıya kalındığında toprak bunu emer, fakat toprağın olmadığı betonlaşmış yerlerde su yüzeyde birikmektedir. Biriken sular sonucunda, sel gibi doğal afetlere ortam hazırlayarak dünyamıza zarar veriyoruz.

Çoğu sokaktan geçerken artan binalar gözümüze çarpmıyor çünkü bu duruma alışmışız, bu kadar çok beton yapının bizi hangi sorunlarla karşı karşıya bırakacağını düşünmüyoruz; ormanlarımıza, topraklarımıza sahip çıkmıyoruz, tüm bunlar yetmezmiş gibi büyük büyük binalar, oteller kuruyoruz. Dört duvardan oluşan betonlar için haddi hesabı olmayan fiyatlar ödüyoruz, bunları yaparken üstüne bastığımız toprağın kıymetini unutuyoruz.

Evinin bahçesinde istediği gibi oynayamayan bir nesil yetiştiriyoruz. Bir çocuk için en güzel oyun alanı olan toprakların üzerine, büyük büyük beton yığınları dikiyoruz ve çocuklara o betonların içinde mutlu olmayı öğretiyoruz. Betonların arasından çıkmak için çabalayan bitkilerin ömürlerini kısaltıyoruz, hayvanların doğal yaşam alanını ellerinden alıyoruz. Biz insanlar, yine el birliğiyle canlılar alemine zarar veriyoruz.

Yükselen betonlar yüzünden dolaşacak yer bulamayan rüzgarlara, bulutlara, insanlara, bitkilere, hayvanlara yer açılmasını istiyorum. Betonların az, doğanın önemli olduğu güzel günlerde buluşabilmek dileği ile.

İlgili Yazılar