Aylaklar Kumsalı

‘’İsmim Sofia. On bir buçuk yaşındayım, büyüyünce aylak olmak istiyorum.’’ Kitabın ilk satırları cesur bir çocuğun sözleriyle başlıyor. Herkesin öğretmen, doktor ya da mühendis olmak istediği toplumda Sofia aylak olmak istiyor. Ailesine kırgın bir çocuk tarafından yazılıyor kitap, okudukça çoğu gerçek yüzünüze çarpıyor, bazen gözleriniz doluyor…

Çocuk kitabı olarak okunan Aylaklar Kumsalı’nın yazarı Alex Nogues olarak bilinmektedir. Ailesi tarafından taşınmaya zorla ikna edilen Sofia’nın hikayesi anlatılıyor kitapta fakat okurken kendi hayatınızdan sahneler de çıkıyor karşınıza. Aylak olmak istediğini açıkladığında okul müdürünün ailesini çağırmak istemesi üzerine, küçük kız düşüncelerini özgürce ifade edebilmek için her şeyi yazıya dökmeye karar veriyor. Aylak olmak isteyen Sofia’nın hikayesi işte o zaman başlıyor. Şehirden taşınırken verdiği sözleri tutmayan ailesine kırgın bir çocuk Sofia, geleceği çalınmış gibi hissediyor ve en kötüsü annesiyle babasını kaybettiğini düşünüyor.

Annesiyle babasının onun adına karar vermesinden şikâyet ediyor, babasının dünyaya wi-fi ile bağlandığını ve kocaman bir Hayır’a dönüştüğünden bahsediyor. Annesinin hüzün meleği olduğundan ve köye taşınmak uğruna çiçekçi dükkanını kapatıp yavaş yavaş solmasına üzülüyor. Hayatına bir şekilde devam eden Sofia’nın sanat konusundaki başarısı göz ardı edilip, matematik gibi derslerde ise başarısız olması eleştiriliyor. ‘’Beni dünyaya siz getirdiniz! Var olmamı sen istedin, baba! Beni sen ortaya çıkardın! Şimdi yaşamayı hak ettiğimi kanıtlamam mı gerekiyor? BENİM için nelerin önem taşıdığına kim karar verebilir ki?’’ diyerek hepimizin bir noktada başkalarına söylemek istediğini içinden gelerek ve bağırarak dile getiriyor. İstemeyerek de olsa çıktığı o yolculukta bir sürü yeni şey öğreniyor Sofia, bununla kalmayıp öğrendiklerinden çok daha fazlasını ailesine ve başkalarına öğretiyor. Okul müdürünün ailesiyle konuşması üzerine yazdığı tüm notları ailesine veren Sofia’nın hayatı yeni bir döneme giriyor. ‘’Ben’’ olabilmeyi, ‘’özgür’’ olabilmeyi, yaşın kaç olursa olsun ‘’birey’’ olabilmeyi öğretiyor bize. Bazı satırların altı derinlemesine çiziliyor, bazı satırlarda dakikalarca düşünülüyor. Küçük bir çocuğun çoğu yetişkinden daha cesur ve özgür olabileceğini gösteriyor kitap. Kaybettiklerimizi düşünürken yeni özgürlükler kazanmanın hevesiyle dolduruyor içimizi. Teşekkür ederim Sofia, teşekkür ederiz Sofia. Söyleyemediğimiz, söylemekten korktuğumuz her şeyi söyleyebildiğin için. Çocukların ve içindeki çocuğu yeşertmeye devam eden yetişkinlerin pusulası olduğun için teşekkürler.

Yasemin Kırkıl

Yasemin Kırkıl, Sakarya Üniversitesinde İletişim Fakültesinde, Halkla İlişkiler ve Reklamcılık bölümünde okuyor. Geçmişten bugüne kadar okumayı ve yazmayı hep sevmiştir.