Fernweh

Fernweh

Almanca ’da bir kelime “fernweh”. Beluka bu kelimeyi şöyle çevirmiş “Uzak özlemi” ya da “uzaklara gitmeyi özleme”. Google translate “yolculuk tutkusu” diye çeviriyor kelimeyi. Kelime aslında tatile çıkmak ya da gezip dolaşmak anlamını taşımıyor. Bana göre yanlış çeviriler. Almanca öğretmenliği okuyan birisi olarak şöyle açıklayayım: fern: uzak weh: acı, ağrı, bu iki kelime aslında Almanca’da fiziksel anlamda bahsedilen acı ve ağrı ama bir diğer yan anlamı ise keder. Yani aslında bir bakıma uzaklarda, hiç gitmediğiniz belki de, bir yere duyulan acı, üzüntü ve keder eşliğinde özlem duyma. Ki evet farkındayım…

Devamını Oku

Eski Bir İnanışa Göre

Eski Bir İnanışa Göre

Eski bir inanışa göre: “Her iç çekişte kalp bir damla kan kaybedermiş.” – William Shakespeare, Hamlet (s. 73) İnsan neden iç çeker? Derin derin böyle. İlla sigara içip içini çekmesi gerekmez. Yatakta uzanıp bomboş tavana saatlerce bakıp iç çekebilir insan. Belki bir denizin kıyısında sabaha kadar denizi izleyip dalgaların sesiyle iç çeker. Kimi zaman arabanın içinde oturur, kimi zaman sokağın ortasında duran bomboş bir parkta oturup iç çeker. Kedinin köpeğin başını okşarken veya bir renk görür iç çeker. Anıların sizi nerde nasıl kıskıvrak yakalayacağı, kalbinizden bir damla eksilteceği maalesef ki…

Devamını Oku