Zaman Makinesi

Zamanda geriye gitmek mümkün değil ama yıllar önce bulunduğun yerlere gidip aynı kokuları farklı bir varlık bilinciyle duyumsamak mümkün. On sene önce bıraktığım izlerimi seyrettim bugün. Gittiğim her yerde bir taş duvara dokunmayı, bir çiçeği koklamayı ve bir kaldırıma kuvvetlice basmayı severim. Kimse bilmez ama ben, orada kendimden bir iz bıraktığımı bilmeyi ve benden önce kendi izlerini bırakanları hayal etmeyi severim. Bu fikir beni en az zamanda yolculuk kadar heyecanlandırır, kalbimin değişen ritminden yeni bir anı yaratmakta olduğumu bilirim. Geçtiğim yolu hatırlamam ama bulunduğum yeri hatırlarım. Yanımdakileri hatırlamam ama hissettirdiklerini hatırlarım. Mümkünse yine aynı şeyleri yapıp bu sefer farklı hissetmeye çalışırım. Kolayca bağlandığım insanlardan kopmak kolay olmaz ama bunu başardığım zaman yeni insanlarla yeni ve daha güçlü bağlar kurmaya hazırım. “Ama” kelimesinden önce söylenenlerin hiçbir anlam ifade etmediğinin de farkındayım. Zamanda seyahat edemeyişimin, başkalarının bilmemesinin, geçtiğim yolların ve çabuk bağlanmamın bir önemi yok. Ben, bulunduğum yeri ve olduğum kişiyi çok iyi biliyorum. Gitmek istediğim ve olmak istediğim kişiyi de öyle. Ben bana yabancı bir yerde, gülümser ifadeyle gelip geçmekte olan hayatı izlerken elimde olanlar için şanslı olduğumu söyleyenler oluyor. Oysa onlar şanssız ben şanslı değilim. Ben sadece istediği değerler için harekete geçmekten çekinmeyen biriyim. İyi veya kötü deneyim yok, deneyime iyi veya kötü tepki var. Şu anda buradayım ve tam bu anda gökyüzüne tam olarak buradan bakmak için yaratıldım. Kimse bilmez ama gökyüzüne bir göz kırpıp izimi bıraktım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir