Tanımak

Kendimizi ne kadar tanıyoruz? Başkaları bizi nasıl tanıyor? Aslında göründüğümüz kişi miyiz? Yoksa görünenden daha mı farklıyız? Bu soruların cevabını kişi ancak kendisi verebilir. Yaş ilerledikçe, yaşanmışlıklar artıkça kendimizi daha fazla tanıdığımızı düşünüyorum. Olaylar karşısında verdiğimiz tepkiler, duygularımız, düşüncelerimiz değiştikçe aslında kim olduğumuzu daha iyi anlıyoruz. Kendimizi tanımaya başladıkça yavaş yavaş farklı bir kişiliğe bürünüyoruz ve çevremizde bu durum kötü bir değişim olarak algılanabiliyor, halbuki değişmek ne kadar da güzel ve olağan bir durum. Yaşanılan değişim ile birlikte kendimizi daha fazla tanıyıp, kendimiz hakkında daha fazla bilgiye sahip oluyoruz.

Biz kendimizi ne kadar tanıyoruz? Olmak istediğimiz kişi miyiz? Yoksa o kişiden çok uzakta mıyız? Aslında bu sorunun cevabını vermek bile kendimizi tanıdığımızın bir göstergesidir. “Ben olmak istediğim kişiyim” dediğimiz takdirde zaten kim olmak istediğimize daha önceden karar vermiş oluyoruz. “Olmak istediğim kişiye çok uzağım” desek bile kim olmak istediğimizi biliyoruz demektir. Asıl mesele, kim olduğunu bilmemek de gizli. Bu noktada devreye kişinin kendisini bulmaya çalışması giriyor. Kişi kendisini tanımalı, kim olduğunu bilmeli ya da kim olmak istediğine karar vermelidir. Kendimizi tanıdığımızda ihtiyaçlarımızın farkında olan ve yaşanılanlar karşısında vereceği tepkileri önceden kestirebilen bireyler haline dönüşebiliriz. Kendimizi daha fazla tanıdığımız her gün, kendimize verdiğimiz en güzel hediyedir.

Peki ya başkalarının bizi nasıl tanıdığı ne kadar önemli? Başkaları bizi kendini beğenmiş birisi olarak görüyorsa biz gerçekten öyle mi oluyoruz? Hayır olmuyoruz çünkü bu durum karşı tarafın bizi yeteri kadar tanımadığının bir göstergesi oluyor. Başkalarını tanımadan yargılamak, ön yargıdan başka bir şey değildir. Bizler; acımasızca ve korkusuzca, bu ön yargılardan vazgeçmeyerek, başkaları hakkında olumsuz şeyler düşünmeye devam ediyoruz. Kendini tanımak ne kadar kıymetliyse başkalarını tanımadan yargılamamak da bir o kadar kıymetlidir. Gelin önce kendimizi sonra birbirimizi tanıyalım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir