Sınavlar ve Kalıplar

Çocukluğumuzun belirli bir döneminden itibaren, henüz hakkında neredeyse hiçbir şey bilmezken, mecburi olarak okullara yönlendirilmekteyiz. Bunun yanı sıra oraya ait olup olmadığımız araştırılmadan bizim için bir sürü emek harcandığını; ailemiz, öğretmenlerimiz ve kitapları hazırlayanlardan tutup okulu düzene sokanlara kadar tanıyıp tanımadığımız birçok kişinin bizim için emek harcadığını öğreniriz. Dolayısıyla çoğunluğumuzun motivasyon ögelerinden bir tanesi; bu emeklerin zayi edilmemesi için çok çalışmamız ve okulda olması gereken şekilde davranarak yüksek puanlar almamız gerektiğidir. Haliyle zihinlerimizde maddi ve manevi bir baskı oluşmaktadır.

Okul bizleri sınavlarla tanıştırır. Bu tanışmanın sonucunda kalıpları bir bir kuşanmış oluruz. Sınavlarda yüksek puan almak için bizden istenen bilgiyi bilmenin yanı sıra sınavı hazırlayan kişinin bizlerden beklentilerini de az çok bilmemiz gereklidir. Yani asıl olarak kişiyi hayata hazırlamak için; tarih, sanat, matematik, fen, ahlak, felsefe gibi alanlarda eğitim verme amacını taşıyan okullarda, eğitim alan kişinin öğrenme seviyesi ve kabiliyetini ölçmek amaçlı çok çeşitli sınavlar yapılır. Bu sınavların biçimi, sınavı hazırlayan kişi veya kişilerin bakış açılarını yansıtır. Haliyle cevaplar da bu bakış açısına yakın olmalıdır ancak bizler, bu sebeple yeni bakış açıları kazanmaktan yoksun kalabiliyoruz. Kalıpların dışına çıkma düşünce ve cesareti elimizden alınıyor. Sınavlar ve kalıplar okul bittikten sonra hayatımızdan çıkmıyor. Aksine, daha zorlu sınavlara girme gerekliliğimiz artarken daha fazla kalıbın içine girip orada sıkışıyoruz. Önceden sadece bizden istenenleri yapmaya çabalarken zaman ilerledikçe, bunların beraberinde, yenileriyle baş etmeye başlıyoruz. Hayatta gerçekten bir şeyleri başarmamız için özgüvenli, yaratıcı, üretken olmamız gerekirken tam tersi bir şekilde, kendi haklarımızı dahi savunamayacak kadar özgüvensiz, bize öğretilenlerden fazlasını bilmeyip bizden istenileni sorgulamadan yapan ve devamlı başkalarının ürettiklerini tüketen bireyler haline geliyor, getiriliyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir