Tek ve Bir Olmak

Birçok insan kendine “Neden kendimizi dengeleyemiyoruz?” sorusunu sorar. Dengelenmek aslında simyasal bir dönüşümdür. Varoluşun özüne baktığımızda her şey bir gün yok olacaksa, evren kendi içine çöküp bir hiç olacaksa, biz neden bu maceraya başladık? Neden sonradan dengeye gelecek bir şey başta dengesiz oluyor? Aslında hepsinin cevabı aynıdır: Dönüşüm.

Su ve tuz bir kap içinde karıştırıldığında, tuz artık görünmez olur. Tuz, su ile kaynaşır oysa fizikte gerçek anlamda ‘’homojen’’ diye bir şey yoktur. Moleküler düzeyde tuz ve su birbirlerinden ayrı parçacıklar halindedir. İkisi de tek ve birdir ama genelde ortaya çıkan şey homojen olan tuzlu sudur. Kişideki eril ve dişil prensip de kendi içinde doğuştan dengededir. Başkaları yüzünden dengesizleşir ancak dengeye ulaşması da yine başkalarıyla mümkündür. Çünkü; karşımızdaki insandan alacağımız eril ya da dişil enerji akışı ve frekanslar kendi içimizdeki saf enerjiden yeğdir. Bir nevi ‘’antibiyotik’’ gibi bağışıklık sistemimizi güçlendirir ve bu etkileşimler kendi varoluşumuza daha çok hizmet etmemizi sağlar. İçimizdeki saf enerjinin farkına varabilirsek, sevgiyi ve mutluluğu daha çok kucaklayabiliriz bunun sonucunda bu enerjiyi çevremize de yayabiliriz. Kendimizi sevebilmek için hayat bize aynalar sunar. Bu aynaları sunmasının sebebi aynada her zaman sağımızın sol, solumuzun ise sağ olmasıdır. En kolay örnekle bir birey doğduğunda C olarak var olmuştur, yaşı ilerledikçe kendini C yerine Y olarak görmeye başlamıştır. C istediği kadar kendini Y olarak görsün, istediği kadar kendisinden kaçsın, saklansın; aynaya baktığında kendisini direkt C olarak görür, Y o yansımada yoktur.

Yani kendimizi başkalaştırmamalıyız. Aynada sadece var olduğumuz halimizi görebiliriz, duygular görünmezdir. Kendimizi sadece aynada görerek simyasal dönüşümümüzü tamamlayamayız. Kendimizi tek ve bir olarak görüp simyasal dönüşümümüzü gerçekleştirmek istiyorsak, bir yaz vakti suyun (denizin) yansımasında kendinize bakın, uzun uzun bakın o yansımaya, duygularınızı yaşayın; aynı anda mutluluğu, korkuyu, hevesi, şehveti, hiddeti, huzursuzluğu hissedin ve yansımanızla birleşin. Sembolizmde su, duygulardır. Yani suda olan yansımanızla, duygularınızla yüzleşecek, ardından yansımanızın aksiyle/zıttıyla simyasal dönüşümünüzü gerçekleştirecek ve kendinizle birleşeceksiniz. Bunun sebebi sadece “tek ve bir olduğunuzu” hissetmek…

Sevgiler…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir