Bak, yine eylül geldi! Doğadaki renkler değişmeye; yeşilin yerini sarılar, mavinin yerini griler almaya başladı. Sıcak günler, yerini hafif rüzgârlı eylül ayına bıraktı. Yaz günlerinde yorgunluğumuzu üstümüzden atıp, eylül ayı geldiğinde de kendimizi yeniliklere hazırlıyoruz. İşte, bu yüzden çoğu kişinin eylül ayı geldiğinde kendisini yeni başlangıçlar için hazır hissettiğini düşünüyorum. Hafif serinliği ile biraz kendimize geliyoruz ve özlediğimiz rüzgâr ile hasret gideriyoruz. Ara verdiğimiz hayatlarımıza eylül ayıyla birlikte yeniden dönüyoruz.

Adına şarkılar, şiirler yazılan bir aydan bahsediyorum. Bizim için eylül’ün neden bu kadar kıymetli olduğunun cevabını veremiyorum çünkü herkeste farklı duygular uyandıran bir ay olduğunu düşünüyorum. Kimi insan eylül ayını gri bir ay olarak görürken, kimisi de sarı renginin en çok yakıştığı ay olarak görüyor. Bense eylüle tüm renkleri sığdırıyorum. Ne kadar renkli olursa bana o kadar iyi geleceğine inanıyorum. Yaprakların sararmasına üzülmenin aksine o rengi gördüğüme mutlu oluyorum. Gökyüzünün grisi beni mutsuz etmiyor çünkü gökyüzünün de bazen kapanmaya ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Ben, eylüle en fazla kaç pencereden bakabileceksem o kadar pencereden bakmayı tercih ediyorum. Görmek için çabaladığım güzelliklerin bana yeni güzelliklerle döneceğini biliyorum.

Bu eylül, hem dünyamız hem de kendimiz için diğer eylül aylarından farklı olsun istiyorum. Bu sefer, bu aya hep birlikte farklı başlayabilelim. Canlılara zarar vermediğimiz, doğanın renklerini korumayı başarabildiğimiz, daha az kirletip, daha çok güzelleştirdiğimiz eylül ayı hoş gelsin. Kaybettiğimiz ormanlarımız ve canlılarımız, eylül ayı ile birlikte yenilenip yağacak yağmurlar ile daha çok yeşersin.

Başlayacağınız her yeni yolculuk eylül kadar renkli, eylül kadar güzel hissettirsin. Bu eylül, diğer başlangıçlardan farklı olarak tüm güzelliğini alsın, doğa için, bizim için gelsin.

Hoş geldin Eylül.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir