Sanat Toplum İçin Midir?

Sanat Toplum İçin Midir?

 “Sanat kim veya ne içindir?” diye sormadan önce “Sanat nedir?” diye sormak gerekir bana kalırsa. Sanat bir ihtiyaçtır, insanın üretme içgüdüsünden ortaya çıkar. Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinde gördüğümüz kendini gerçekleştirme kaygısı sanattır aslında, tamamen bir kendi tatminini sağlama halidir. Bu sonuçtan ilk sorunun cevabına ulaşmak daha kolay oldu sanki, değil mi? Yıllarca insanlar sanatın oluşumuna bir sebep bulmak istedi ve bunun için sayısız tartışmalar düzenledi. Hala bunu tartışıyoruz ve hala objektif bir sonuca varamadık. Çünkü sanat sübjektiftir, nedeni ise süjedir.   Sanatı oluşturan insandır ve sanat insan içindir. Fakat hangi insan…

Devamını Oku

Ağaçlar da Fark Edilmeyi Bekler

Ağaçlar da Fark Edilmeyi Bekler

‘’Amerika’daki ağaçlar neden mutsuz?’’ diye bir deneme okumuştum eskiden. Anlamını çok sonradan fark ettim. ABD metropol bir ülkeydi. Tüm metropoller ülkelerde olduğu gibi herkes bir yerlere koşuşturuyor hayata yetişmeye çalışıyordu. Kimse durup da şehrin orta yerlerine alelade dikilmiş ağaçları fark etmiyordu.  Fark edip de ‘’Ne güzelsin!’’ demek aklına gelmiyordu kimsenin. Evet, bilirim ağaçlar da fark edilmeyi bekler. Ağaçlar ki oksijenimizi, havamızı temizlerler. Tıpkı annelerimizin evde; yemek, çamaşır, temizlik diye koştururken bizim, bu onların doğuştan göreviymiş gibi düşünüp ‘’Belki çok yoruluyordur!’’ diye akıl etmememiz gibi. Toprak, ilk annemiz oysa. Bunu bildiğimden…

Devamını Oku

Doyumsuzluğa Alışanlar

Doyumsuzluğa Alışanlar

İnsana bahşedilmiş en hakiki duygulardan biri, şaşırma duygusudur. Peki insan şaşırma duygusunu kaybedebilir mi?  Daha kapsamlı düşünürsem insan herhangi bir duygusunu kaybedilebilir mi? Aslında şaşırmak denen şey, kendimiz için belirlediğimiz sınırlar dışındaki her duruma verdiğimiz tepkidir. Burada düşünmemiz gereken ise sınırlarımızın nasıl değişeceğidir. Peki insanın sınırları nasıl değişir?  İnsanın sınırları değişebilir mi? Bu düşüncelere tam manasıyla cevap olamasa da Ahmet Ümit’in “Aşkımız Eski Bir Roman” adlı eseri bir yol haritası çizmem ve iki kavram üzerine yoğunlaşmam konusunda bana yardımcı oldu. Kitabın maktul karakteri Edip Bey’in cinsel hayatının bazı noktalarına değinilen…

Devamını Oku