Steve Jobs Takıntılı Bir Ruh Haline mi Sahipti?

”Farklı olun, farklı düşünün. Sıradan işler yapmaktansa aykırı işler ortaya koymak size farklılığı getirecektir.” 

STEVE JOBS

Steve Jobs; Macintosh, iMac, iPad, iPod ve iPhone üreticisi Apple’ın kurucu ortağıydı. Ekim 2011’de, 55 yaşında hayata gözlerini yumdu. Yılda 1$ alan en düşük maaşlı CEO olarak Guiness Rekorlar Kitabı’na girmiştir.

Peki Steve Jobs’un bu kadar başarılı olmasının ardında mükemmeliyetçi, detaylara takılıp çokça zaman harcayan bir kişi olması mı yatıyordu? Bugün Steve Jobs’un başarılarından ziyade az bilinen yönlerinden bahsedeceğiz.

Steve Jobs kendinden fazlasıyla emin, kimseyi dinlemeyen, düzensiz, detaycı bir adamdı. İnsanların onun hakkında ne düşündüğünü asla umursamazdı. İnsanların bakışlarını umursamadan şirkette çıplak ayakla dolaşır, aylarca yıkanmazdı. 

Aşırı mükemmeliyetçi, hırslı ve inatçı bir kişiliği olan Steve, birlikte çalıştığı insanlara bir hayli zorluk yaşatırdı. Eğer bir detaya takılıp onun olmasını isterse, ne kadar basit ve ufak bir detay olursa olsun o detayla hemen ilgilenilmesi için ısrar ederdi.

Örneğin Steve, makinelerinin üretildiği fabrikasında tüm makinelerin parlak ve göz alıcı renklere boyanmasını ister ve renk seçimine öyle uzun ve gereksiz bir zaman harcar ki makineleri bej ve gri renklere boyamakla görevli adam onun bu tavrından bezip istifa eder. Bu görevlinin haklı olduğu da boyanan makineler bozulduğunda ortaya çıkar. Bir başka zamanda da isten sürekli kararan fabrika duvarlarını ısrarla beyaza boyatmak istemiştir.

Steve Jobs insanları tanrılar (profesyoneller) ve bok kafalılar olarak ikiye ayırırdı. Eğer tanrı kategorisine girdiyseniz mükemmel olmak zorundaydınız ve hata yapamazdınız. Eğer bok kafalı dediği kategoriye sizi koymuşsa ne kadar çalışırsanız çalışın takdir edilmez ve terfi alamazdınız.

Onun bu düşüncesinin altında; fakir bir ailede doğup zengin bir aileye evlatlık verildiği sürecin ve sonrasında yaşadığı travmaların bilinçaltında oluşturduğu aşağılanmışlık hissi yatıyor. Bu sebeple insanlarla iletişiminde; aşağılanma, dışlanma, kendini kabul ettirme duygularının etkisi büyük.

Ama tüm bunlara rağmen hatta tüm bu özellikleri sayesinde belki de, bugün elimizden düşüremediğimiz Apple telefonlarımız, iPad’lerimiz var. İşin sırrını ve yorumunu size bırakıyorum…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir