Bugün birlikte kendimizi bir başkasının yerine koyup, hayata ve olaylara onun gözünden bakmayı deneyelim. Kimimiz empatiye hayatında yer verdiği için hiç zorlanmayabilir, kimimizi ise bu durum oldukça gerebilir. ‘’Eş duyum’’ ya da ‘’duygudaşlık’’ olarak da bilinen ‘empati’ kavramı hayatımızda önemli bir yere sahip olmalı. Çünkü bir çoğumuz empati kurmayı bilmiyoruz. Başımıza bir şey geldiğinde başkalarının bizi düşünmesini beklerken, aslında en başında biz onları düşünmüyoruz. Hayatımız yolundaysa, huzurluysak, başkalarının acısını içimizde yaşatamıyoruz. Hayatımızda çoğu şey yolunda gitmiyorsa, mutsuzsak başkasının sevincine ortak olamıyoruz. Ben merkezli yaşıyoruz. Hâlbuki acıyı, sevinci, duyguları paylaşmak hepimiz için çok kolay. Sadece ‘’ben’’ merkezimizden çıkmamız gerekiyor. Hepimiz anlaşılmaya ihtiyaç duyarız, bu da ancak ve ancak ‘’empati’’ ile mümkündür. Karşı tarafa ‘’ben seni anlıyorum’’ hissiyatını verebilmek sandığımızdan çok daha önemlidir.

Empati kendi içinde 3’e ayrılmaktadır. İçgüdüsel Empati; hayata gözlerimizi açtığımızda bizimle birlikte olan empati türüdür. Başkalarının yaşadığı duyguları aynı onlar gibi yaşamamızı sağlamaktadır. İlişkisel Empati; ilişki içerisinde bulunduğumuz bireylerin duygularına karşı kurulan bir empati türüdür. Yakın olduğumuz kişi ile daha güçlü bir empati kurmamızı sağlamaktadır. Ve son olarak: Deneyimsel Empati; hayatımızda kişisel deneyimlerimiz yolu ile edindiğimiz bir empati türüdür. Daha önce kendimizde veya çevremizde karşılaşmadığımız bir durum var ise empati kurmak zor bir hale gelmektedir. Yukarıda yazmış olduğum empati türlerinden en az bir tanesini hayatımıza alabilmeyi başarırsak eskisinden daha düşünceli bireyler haline gelebiliriz.

Empati kurmaya alıştıkça aslında bunun ne kadar yüce bir duygu olduğunu anlayabiliriz. Hayata tek bir pencereden bakmayı bırakıp, birçok pencereden bakmaya başlayabiliriz. Anlaşılmak ve anlamanın ne kadar kıymetli olduğunu görebiliriz. Başkası için üzülüp, başkası için mutlu olmayı başardığımızda kendimizi daha çok sevebiliriz. 

Her yolculuk bir başkasını anlamakla başlar.