Eğitimdeki Yapılandırmacı Yaklaşım

Sürekli değişim ve gelişim içinde olan dünya birçok yeniliğe kucak açmaktadır. Bu yenilikleri keşfedecek olan hiç şüphesiz insandır. İnsanların bu yenilik ve değişimlere ayak uydurmaları bir yana bu yenilik ve değişimlere bir tane de kendilerinden kazandırması beklenmektedir. Her toplum, çağdaş toplumlar düzeyine ulaşmak için çabalar ve bireylere bu süreçte bazı görevler düşer. Günümüzde bireylerden bilgiyi tüketmek yerine bilgiyi üretmeleri, pratiğe dökebilecekleri yeni keşifler yapmaları beklenmektedir. Bu çağa ayak uydurabilecek bireylerin yetişmesi için birçok öğrenme kuramı ortaya koyulmuş ve eğitim sistemlerine entegre edilmiştir.

Türkiye eğitim felsefesinde, bireyin bilgiyi kendisinin oluşturmasına ve çok yönlü bakış özelliği kazanmasına yardımcı olacağı düşüncesiyle  ‘yapılandırmacı yaklaşım’ kavramı yer almaktadır. Bu kavramın altında yatan anlam ise: İnsan beyninin nasıl çalıştığını anlamaktır. Örneğin; Piaget Çocuğun Gözüyle Dünya adlı kitabında öğrenmenin gerçekleşmesi için aslında bireyin kendi bilgilerini oluşturması gerektiğini açıklar. Bunun için birey bir bilgiyi kendisi keşfeder ve kazandığı bu deneyimi anlamlı bir şekilde yönlendirmesi gerekmektedir. Bilgi bireye hazır olarak verilmemelidir. Bireye bu bilgiyi keşfettirmeli hatta uzun vadede kalıcı olması için keşfedilen bu bilginin teoriden pratiğe dönüştürülmesi gerekmektedir. Ancak bunlar gerçekleştiğinde öğrenme tamamlanmış olacaktır. Fakat bu süreç bilgiyi kalıp olarak bireye vermekten daha zor olduğu için tercih edilmemekte ya da içerikte olması gereken bazı kurallar göz ardı edilmektedir. 

Peki, yapılandırmacı yaklaşımı temel alan eğitim programı nasıl olmalıdır? Yapılandırmacı yaklaşımı temel alan bir eğitim programı öğrenmenin gerçekleşmesi ve kalıcı olmasını sağlayacak ve üst düzey bilişsel becerilerin gelişebileceği şekilde tasarlanır. Bu yaklaşımın temelinde elbette ki öğrenci bulunmaktadır. Bu yaklaşımla beraber eğitimin yeni hedefi bilgiyi keşfeden, edinilen bilgiyi nasıl ve nerede kullanacağını bilen, kendini tanıyarak öğrenme yöntemlerini etkili şekilde kullanabilen ve edindiği deneyimleri kullanarak yeni bilgiler üretebilen bir birey modeli oluşturmaktan geçmektedir.

Yapılandırmacı yaklaşımı temel alan eğitimde bireyin bilgiyi temelden kurması gerekmektedir. Her bireyin öğrenilecek bilgi ile ilgili yaşanmışlığı vardır. Bu yaşanmışlık o bilgiyi yanlış, eksik veya tam olarak kapsayabilir. Yine de birey bu bilgiyi deneyimlemiştir ve onun hakkında bir yorumu vardır. Eğitimin sonunda ise bu yaşanmışlıklar öğrenmeye etkin olarak katılarak bilgiyi işlenmiş ve yapılandırmış şekilde bireye geri döner. Bir bakıma bireyler kendi düşünce ve yorumlarını pozitif yönde değiştirirler. Örneğin bir bireyin bilgiyi edinme sürecindeki yaşanmışlığında bir eksik veya yanlış varsa eğitim sonunda bu eksiklik ve yanlış, yerini tam öğrenmeye bırakacaktır.

Bireylerin sahip oldukları bilgi birikimleri farklılık göstereceğinden yapılandırmacı yaklaşımda tek anlam verme yerine, iki birey bir kavrama farklı anlamlar yükleyebilirler. Bu nedenle ulaşılması gereken temel hedefler yerine genel hedefler konulur. Hedefi konulan genel ifadelerde bireylerin davranışlarının olması gerekmektedir. Hedefler yalnız öğretmen tarafından değil öğretmen-öğrenci birlikteliği ile belirlenir. Böylece öğrencinin hedefe ulaşma isteği de artacaktır.