Keşfetmek

Farklı bir ülkede, farklı bir bankta yıllar önce baktığım manzaraya farklı bir açıdan bakıyorum. Romanya’dan Tuna Nehri ile ayrılan Bulgaristan’ın minik kasabası Ziştovi’deyim. Maruz kaldığım beş farklı dil ve farklı milletlerden insanlar var. Ben en çok böyle zamanlarda yaşadığımı hissediyorum. Seyahat benim kalbime yerleştirilmiş bir komut gibi. Her zaman uygulamaya geçmeye ve bambaşka bir kültür içinde kendi sınırlarımı zorlamaya hazırım. Bu seferki yolculuğum kendimi adadığım en uzun yolculuk olacak. On ayın biri gitti, dokuzu ise hala yaşanacak. Bu kadar kısa süreye bu kadar unutulmaz anıyı nasıl sığdırdım hala anlamıyorum. Ama ben de kendimi yeni keşfediyorum. Her riskli hareketimle daha da büyüdüğümü, kalbimi yeni olasılıklara her açışımda nasıl da çabuk kırılabildiğimi ve toparlanabildiğimi fark ediyorum. Bu, evden ilk uzak kalışım değil. Beş aylık İngiltere macerama kıyasla, daha az imkana sahip olmama rağmen, daha çok deneyim ediniyorum. Erasmus değişim programıyla ilgili fikri olan herkes bu sürecin çılgınca eğlenmek olduğunu düşünür. Benim için en çok kendi kendime kaldığım, emekli bir yerli gibi yaşadığım bir süreç oldu. Şimdiyse etrafımdaki Erasmus öğrencileriyle bu süreci olması gerektiği gibi yaşamaya daha yakınım. Delice, özgür ve özgüvenli hissettiğim zamanlar yaşadım. Yemyeşil açık arazide dans ettim, ateş böceklerini izledim, dilediğim gibi koştum. Yeni insanlar tanırken ilk kez kendi hız limitimi zorladım ve kendi kalbimi kırmayı başardım. Eğer romantik bir filmin içinde olsaydık kesinlikle açılış sahnesi olabilecek bir randevu gecesi yaşadım. Başrolü bir çift mavi gözle paylaştım. Ama bu romantik bir film değil, devamında insan davranışının nasıl da bir anda değişebildiğini ve her ne kadar aynı şeyleri hissetseniz de her zaman bu konuyla ilgili bir harekette bulunmayabileceğinizi gördüm. Benim için çok özel bir ilk deneyimi, etrafımda farklı parametreler varken, bu kadar güzel bir şekilde yaşayabildiğim için mutluyum. Devamı istediğim gibi olmadığı için üzüldüm fakat üzüldüğüm için kendimi suçlamayacağım. Bu iki haftalık kalp çarpıntımdan öğrendiğim bir şey varsa o da kendime, yanlarında eksik hissettiğim insanlar için aslında fazlasıyla yeterli olduğum. Ben başkalarının hayatındaki iyi bir şey olabilirim ve bunu görebilecek, ilk andaki ilgisini son ana kadar koruyabilecek birini hak ediyorum. İnsanların benimle ilgili hislerini kontrol edemiyorum ama kendimle ilgili hislerimi benden başka kimse kontrol edemez. Artık ne kadar güçlü, hayalperest ve risk almayı seven maceracı bir yapım olduğunu biliyorum. Diyebileceğim en güzel şey, bu zamana kadar yaptığım hiçbir şeyden pişmanlık duymamış olmam. İçimde hiç keşke kalmaması için de elimden geleni yapıyorum ve sosyal kalıpların içinden çıkıp kendim oluyorum. Hayallerimin peşinden koştuğum, mutlu olmaya çalıştığım ve bunu kendi kendime, pes etmeden yaptığım için kendimle gurur duyuyorum. Şu an içinde bulunduğum seyahat on aylık fakat benim hayatım bir seyahat. Bu yolculukta kendimin yanında olduğum, en yakın arkadaşım olduğum için kendime sarılıyorum.