İçimizdeki Lotus

Lotus çiçeği, bir bitkinin büyüyüp yetişebilmesi için temel olan ışık ve oksijenin çok az olduğu çamurlu sularda yetişmesine rağmen herkesi hayran bırakacak bir güzelliğe sahiptir. Bulunduğu yerin kirinden etkilenmez, üzerine konan en ufak bir toz tanesini bile istemez, arındırır kendini. Gece yapraklarını kapatır; karanlık boyunca o koyu, katran gibi olan suyun altında kalır ve sabah tertemiz bir şekilde açar.

Lotus çiçeği bana insanı anımsatır. İnsan da dipsiz bir bataklıkta, çözümünü bulamadığı bir çıkmazda, sabahını göremeyeceğini düşündüğü geceden bile sağ salim çıkabilir bazen. Kendini kirli ve çamurlu suların dibine uzatırcasına etrafındaki kötü kalpli insanları dinler, umutsuz düşer ama gücünü kaybetmez bu pisliğin arasında, tam tersine daha da kuvvetlenir. Kötülüklerin arasından iyilikleri yakalarcasına beslenir bu sudan. Yaprağına düşen minicik yağmur tanelerini bile kullanır bundan arınmak için çünkü içimizde, etrafımızdakilerden topladığımız o kadar kötülüğe rağmen hala çiçek açmak isteyen bir lotus vardır ve beklenmedik anda yeşerir içimizdeki çiçek. Belki de hiç ummadığımız biri, hiç ummadığımız cümleler kurmuştur bize ve umutlandırmıştır bizi. Minicik bir umut, yeşertmeye yeter belki de bizim içimizdeki tohumu. O koskoca dipsiz bataklıkta bir inci gibi tertemiz parıldamamızı sağlar. Bu parlaklığı kaybetmememiz için kendimizi hayattaki kötülüklerden soyutlarız, gece kirlenmemek için yapraklarını kapatıp kendini o sonsuz siyahlığın içine bırakan lotus gibi. Bazı geceler her şeyden yorulup kendi köşesine çekilmiş ama ertesi güne bambaşka inançlarla ve hayallerle uyanmış gibi. Belki biz de kötülükleri değil de o kötülüklerin sebep olduğu güzellikleri hayatımızın merkezi haline getiririz. Her şeye rağmen iyiyi, güzeli görmeye çalışırız. İçimizdeki umutla besleriz bu lotusu. Zift gibi koyu ve derin olan o çamurlu sudaki mücadelemiz bize her şeye yeniden başlama gücü verir. Kim bilir, belki de içimizdeki çiçeğin açması için ve tekrar umutlanabilmemiz için içinde büyüdüğümüz çamura ihtiyacımız vardır.