Hayatın Derinliklerinde

Bazen hayat size beklenmedik yerlerden, beklenmedik sürprizler sunar. Her şey tıkırında giderken sanki bir örgü misali açılıverir tüm bağlar. Daha kendini bulma yolundayken insan, hayat yolunu aramaya başlar birdenbire. Yüzmeyi bilmeyen bir çocuğun denize girdiğini düşünün.
Çırpınır durur bilmeden canını kurtarmak için. O anda kafanızdan geçen şeyler ne olurdu sizce? Hiç ölüme bu kadar yaklaşmışken, neler düşünebileceğinizi kafanızda canlandırdınız mı?
Hayatın derinliklerine girmediyseniz eğer bunları tabii ki düşünmemişsinizdir. Düşünseniz bile bana göre pek faydası yok çünkü hepimiz incecik bir ip üstünde yaşıyoruz aslında ve kopacağını hiç düşünmeden planlar yapıyoruz. Hiç anı yaşamıyoruz mesela en önemlisi. Halbuki; aniden karşımıza çıkan insanlar, aniden verilen kararlar, aniden kurulan ikili ilişkiler, aniden dinlediğimiz şarkılar ve daha niceleri her zaman çok daha güzeldir planlanandan. Akıldan geçen duyguları en saf haliyle paylaşmakta -kurulu olmayan bir düzenle- bana göre akışıyla hissettiğin gibi yaşamaktır. İnsanın kendini tanıma yolundaki en büyük adımlarından birisi olur aynı zamanda bu söylediklerim çünkü zayıf noktalarınızı başkasının gözünden görerek anlayabiliyorsunuz yapılanlar sayesinde.
Bunu hata yaparak öğrenseniz bile sonucunda elinize geçen her zaman daha kıymetli olacaktır kendiniz için. Duyulan tek bir sözle bile insanın hayatı değişebiliyormuş. Gerçekten ben bunları en değer verdiğim insanlarla öğrendim. Kendi eksikliklerimi, yetersiz hissetmeme neden olacak şeyleri… Ayakta durabilmeyi de, güçlü kalabilmeyi de en değer verdiklerimden öğrendim.